Sigorta Hukuku
Sigorta şirketleriyle yaşanan anlaşmazlıklarda hakkınızı almak, karmaşık poliçe koşullarını anlamak ve tazminat süreçlerini doğru yönetmek uzmanlık gerektiren bir alandır. Büromuz; bireysel ve kurumsal müvekkillerimize sigorta uyuşmazlıklarının her aşamasında hukuki destek sağlamaktadır.
Sigorta Hukuku Nedir?
Sigorta hukuku; sigorta sözleşmelerinin kurulması, uygulanması ve sona ermesine ilişkin hukuki ilişkileri düzenleyen özel hukuk dalıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1401 ile 1520. maddeleri arasında düzenlenen sigorta sözleşmeleri, sigortacı ile sigortalı arasındaki hak ve yükümlülüklerin temelini oluşturmaktadır.
Sigorta hukukunun uygulama alanları son derece geniştir: trafik kazaları, iş kazaları, konut ve işyeri hasarları, sağlık giderleri, hayat sigortaları ve ticari riskler bunların başında gelmektedir. Ne var ki sigorta şirketleri, tazminat ödemelerini geciktirme, eksik ödeme yapma ya da çeşitli teknik gerekçelerle reddetme yoluna sıkça başvurabilmektedir. Bu noktada uzman hukuki destek almak, hak kayıplarının önüne geçmek açısından kritik önem taşımaktadır.
Uzmanlık Alanlarımız
Trafik Sigortası ve Zorunlu Mali Sorumluluk (ZMS) Uyuşmazlıkları
Trafik kazalarında zarar görenlerin en sık karşılaştığı sorun, sigorta şirketlerinin tazminat tekliflerinin gerçek zararın çok altında kalmasıdır. Büromuz bu kapsamdaki uyuşmazlıkları mesleki özenle takip etmektedir.
- Zorunlu trafik sigortası kapsamındaki maddi ve manevi tazminat talepleri
- Kazadan kaynaklanan sürekli iş göremezlik ve destekten yoksun kalma tazminatları
- Sigorta şirketinin tazminatı geç ödemesinden doğan faiz talepleri
- Değer kaybı davaları
Kasko Sigortası Uyuşmazlıkları
Kasko poliçesi olan araç sahipleri, hasar tespitinde anlaşmazlık yaşanması ya da sigorta şirketinin tazminat ödemesini reddetmesi durumunda ciddi mağduriyetlerle karşılaşabilmektedir. Büromuz bu süreçlerde hukuki destek sunmaktadır.
- Eksper raporlarına itiraz ve bağımsız bilirkişi incelemesi
- Kısmi veya tam hasar tazminat davası
- Hırsızlık, yangın ve doğal afet gibi özel durumlarda tazminat süreçleri
- Poliçe iptal ve prim iadesi uyuşmazlıkları
Hayat Sigortası ve Bireysel Emeklilik Uyuşmazlıkları
Hayat sigortası poliçeleri, sigortalının vefatı veya maluliyet durumunda yakınlarını ve kendisini güvence altına almak amacıyla düzenlenmektedir. Ancak sigorta şirketleri bu süreçlerde de çeşitli gerekçelerle ödeme yapmaktan kaçınabilmektedir.
- Vefat tazminatı ve maluliyet tazminatı davaları
- Önceden var olan hastalık gerekçesiyle yapılan red kararlarına itiraz süreçleri
- Bireysel emeklilik sisteminden (BES) kaynaklanan uyuşmazlıklar
- Lehdar değişikliği ve mirasçılara ödeme davaları
Sağlık Sigortası Uyuşmazlıkları
Özel sağlık sigortası poliçelerinde; tedavi giderlerinin karşılanmaması, ön onay süreçlerindeki ihmaller ve kronik hastalık gerekçesiyle yapılan red kararları önemli mağduriyetlere yol açmaktadır.
- Tedavi gideri ve ameliyat masraflarının tahsili davaları
- Poliçe dışı bırakılan hastalık ve tedavilere itiraz
- SGK ile özel sigortacı arasındaki rücu uyuşmazlıkları
Konut ve İşyeri Sigortası Uyuşmazlıkları
Deprem, yangın, su baskını ve hırsızlık gibi olaylar sonrasında sigorta şirketlerinin hasar tespiti süreçlerinde gerçek zararı tam olarak karşılamayan teklifler sunması yaygın bir sorundur.
- Konut, dükkan ve ticari işletme hasar tazminatı davaları
- Eksik hasar tespitine itiraz ve bilirkişi süreçleri
- İş durması (kâr kaybı) tazminat talepleri
Mesleki Sorumluluk Sigortası
Doktor, avukat, mühendis ve mimarlar gibi serbest meslek sahiplerine yönelik mesleki sorumluluk sigortaları, poliçe kapsamı ve tazminat süreçleri açısından teknik bilgi gerektirmektedir.
- Poliçe kapsamının hukuki olarak değerlendirilmesi
- Sigorta şirketine karşı rücu davaları
- Zarar görenlerin sigorta şirketine doğrudan başvuru hakları
Sigorta Şirketine Karşı Rücu Davaları
Haksız yere tazminat ödeyen sigorta şirketleri, rücu hakkını kullanarak gerçek sorumluya başvurabilmektedir. Sigortalının bu süreçte hakkını korumak için uzman hukuki desteğe ihtiyacı vardır. Büromuz rücu davalarında müvekkillerin menfaatlerini özenle gözetmektedir.
Sigorta Hukuku Süreci Nasıl İşler?
Ücretsiz Ön Değerlendirme
Durumunuz ve elinizdeki belgeler (poliçe, hasar dosyası, sigorta şirketi yazışmaları) ilk görüşmede değerlendirilir.
Sigorta Şirketiyle Müzakere
Pek çok uyuşmazlık dava açılmadan, sigorta şirketiyle yapılan müzakereler ve resmi ihtarname süreçleriyle çözüme kavuşabilir. Bu aşama zaman ve maliyet açısından önemli bir avantaj sağlar.
Sigorta Tahkim Komisyonu Başvurusu
Türkiye Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta uyuşmazlıklarını mahkemeye taşımadan çözmek için hızlı ve erişilebilir bir alternatif yol sunmaktadır. Belirli limitler dahilindeki uyuşmazlıklarda bu yol öncelikli olarak değerlendirilir.
Dava Süreci
Müzakere ve tahkim süreçlerinde çözüme ulaşılamaması halinde, hak kaybı yaşanmadan dava yoluna başvurulur. Büromuz tüm yargı aşamalarında müvekkillerini mesleki özenle temsil etmektedir.
Sık Sorulan Sorular
Sigorta şirketim tazminat ödemeyi reddetti, ne yapabilirim?
Redde ilişkin yazılı bildirimi aldıktan sonra yasal itiraz süreleri işlemeye başlar. Kararı aldığınız andan itibaren bir avukata başvurmanız, hak kaybı yaşamamanız açısından büyük önem taşır.
Sigorta tahkimi nedir, avantajlı mı?
Sigorta Tahkim Komisyonu, mahkemeye kıyasla çok daha hızlı (ortalama 4-6 ay) sonuçlanan ve masrafları düşük bir uyuşmazlık çözüm yoludur. Ancak her uyuşmazlık için uygun olmayabilir; dava değeri, sigorta türü ve talep kapsamı birlikte değerlendirilmelidir.
Trafik kazasında sigorta şirketi yetersiz teklif yaptı, kabul etmem gerekir mi?
Hayır. Sigorta şirketinin ilk teklifi müzakere için bir başlangıç noktasıdır. Teklifi kabul etmeden önce mutlaka hukuki değerlendirme yaptırmanız önerilir.
Zamanaşımı süreleri nelerdir?
Sigorta tazminat davalarında genel zamanaşımı süresi 2 yıldır; ancak sigorta türüne göre bu süre değişebilir. Özellikle trafik kazalarında zamanaşımı hesabı karmaşık olabilmektedir. Gecikmeden hukuki danışmanlık almanız önemlidir.
Bedensel Zarardan Kaynaklı Tazminat Hukuku
Bir kaza, iş kazası, tıbbi hata veya başka bir hukuka aykırı eylem sonucunda bedensel zarar görmek; kişinin hem fiziksel hem de ekonomik hayatını derinden etkileyebilmektedir. Tedavi masrafları, iş gücü kaybı ve yaşam kalitesindeki düşüş gibi somut zararların hukuki yollarla tam olarak karşılanması, uzman bir avukat desteğiyle mümkündür. Büromuz; bedensel zarardan kaynaklanan tazminat davalarında müvekkillerinin haklarını özenle korumak amacıyla çalışmaktadır.
Bedensel Zarardan Kaynaklı Tazminat Hukuku Nedir?
Bedensel zarar tazminatı hukuku; bir kişinin vücut bütünlüğünün ihlali sonucunda uğradığı maddi ve manevi zararların tazminine ilişkin hukuki kuralların bütünüdür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54. ve devamındaki maddeler uyarınca bedensel zarar; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi ile ekonomik geleceğin sarsılmasından oluşan kalemleri kapsamaktadır.
Tazminat taleplerinin doğru ve eksiksiz biçimde hesaplanması, zamanında ilgili mercilere iletilmesi ve hukuki süreçlerin titizlikle yönetilmesi büyük önem taşımaktadır. Aksi hâlde zamanaşımı, eksik hesaplama veya usul hataları nedeniyle ciddi hak kayıpları yaşanabilmektedir.
Uzmanlık Alanlarımız
Trafik Kazasından Kaynaklanan Bedensel Zarar Tazminatı
Trafik kazaları, bedensel zarar davalarının en yaygın kaynağını oluşturmaktadır. Sigorta şirketlerinin sunduğu tazminat teklifleri çoğunlukla gerçek zararın çok altında kalmakta; yaralılar ve yakınları ciddi mağduriyetlerle karşılaşmaktadır. Büromuz bu süreçlerde müvekkillerinin yanında olmaktadır.
- Trafik kazası kaynaklı tedavi, ameliyat ve rehabilitasyon giderlerinin tazmini
- Geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı hesabı ve davası
- Destekten yoksun kalma tazminatı
- Ağır yaralanma ve engellilik durumlarında bakım gideri tazminatı
- Manevi tazminat talepleri
İş Kazasından Kaynaklanan Bedensel Zarar Tazminatı
İşverenin gerekli iş güvenliği önlemlerini almaması sonucu meydana gelen iş kazalarında çalışan; hem SGK’ya karşı hem de işverene karşı tazminat talep etme hakkına sahiptir. SGK’nın sağladığı güvenceler gerçek zararı karşılamayabilir; bu nedenle işverene karşı açılacak tazminat davası kritik önem taşımaktadır.
- İşveren aleyhine maddi tazminat davası
- Sürekli iş göremezlik tazminatının aktüeryal hesabıyla doğru belirlenmesi
- SGK rücu davalarına karşı savunma
- Meslek hastalıklarından kaynaklanan tazminat talepleri
- Ölümlü iş kazalarında destekten yoksun kalma tazminatı
Tıbbi Hata ve Malpraktis Kaynaklı Tazminat
Yanlış teşhis, hatalı tedavi veya ameliyat hatası gibi tıbbi ihmal durumlarında hem hastanın hem de yakınlarının tazminat hakkı doğmaktadır. Bu davaların teknik boyutu son derece karmaşık olduğundan uzman hukuki destek zorunludur.
- Yanlış teşhis veya geç teşhisten kaynaklanan zararların tazmini
- Ameliyat hatası ve komplikasyon kaynaklı tazminat davaları
- Özel ve kamu hastanelerine karşı tazminat talepleri
- Doktor, hemşire ve sağlık personeline yönelik bireysel sorumluluk davaları
- Hasta hakları kapsamında manevi tazminat
Şiddet, Darp ve Haksız Fiilden Kaynaklanan Bedensel Zarar
Fiziksel saldırı, darp veya kasıtlı bir haksız fiil sonucunda bedensel zarar gören kişiler, Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümleri çerçevesinde maddi ve manevi tazminat talep edebilmektedir. Ceza davası devam ederken hukuk davası da eş zamanlı olarak yürütülebilir.
- Darp ve fiziksel saldırıdan kaynaklanan maddi tazminat
- Psikolojik travma dahil manevi tazminat talepleri
- Ceza yargılamasında müdahil olarak tazminat davası
- İşverenin çalışanın eylemine ilişkin sorumluluğu
Kusurlu Ürün veya Hizmet Kaynaklı Bedensel Zarar
Üretici veya satıcının kusurlu ürünü piyasaya sürmesi ya da hizmet sağlayıcının ihmali sonucunda bedensel zarar oluşması hâlinde tüketici, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Türk Borçlar Kanunu kapsamında tazminat talep edebilir.
- Kusurlu ürün kullanımı sonucu oluşan yaralanma tazminatları
- İnşaat, bakım ve teknik hizmet kaynaklı kazalara ilişkin sorumluluk davaları
- Gıda ve ilaç kaynaklı zararların tazmini
Tazminat Süreci Nasıl İşler?
Ücretsiz Ön Değerlendirme
Kaza, yaralanma ve mevcut belgeleriniz (hastane raporları, tanık ifadeleri, kaza tutanakları) ilk görüşmede ayrıntılı olarak değerlendirilir. Davanızın güçlü ve zayıf yönleri şeffaf biçimde aktarılır.
Zarar Tespiti ve Tazminat Hesabı
Bedensel zarar tazminatının doğru hesaplanması davanın en kritik aşamasıdır. Tedavi giderleri, iş gücü kaybı, bakım ihtiyacı ve manevi zarar kalemleri aktüer, hekim ve bilirkişi desteğiyle ayrıntılı olarak belirlenir.
Karşı Tarafla Müzakere
Pek çok bedensel zarar davası, dava açılmadan önce sigorta şirketi veya karşı tarafla yürütülen müzakereler yoluyla çözüme kavuşturulabilir. Bu süreç hem zaman hem de maliyet açısından önemli avantajlar sağlamaktadır.
Dava ve Yargı Süreci
Müzakere aşamasında uzlaşı sağlanamaması hâlinde, hak kaybına yol açmadan dava açılır. Büromuz; bilirkişi süreçleri, keşif aşamaları ve istinaf dahil tüm yargılama evrelerinde müvekkillerini mesleki özenle temsil etmektedir.
Sık Sorulan Sorular
Tazminat talep edebilmek için kusur kanıtlamak şart mı?
Haksız fiil davalarında kural olarak karşı tarafın kusuru ispat edilmelidir. Ancak iş kazaları ve bazı özel düzenlemeler kapsamında kusursuz sorumluluk halleri söz konusu olabilmekte; bu durumlarda kusur ispatı aranmaksızın tazminat talep edilebilmektedir.
Kaza geçirdim, ne kadar tazminat alabilirim?
Tazminat miktarı; yaralanmanın ağırlığı, tedavi süreci, çalışma gücü kaybı oranı, yaş ve gelir durumu gibi pek çok faktöre bağlı olarak değişmektedir. Kesin bir rakam vermek ancak kapsamlı bir değerlendirmenin ardından mümkündür.
Ceza davası açıldı, ayrıca tazminat davası da açabilir miyim?
Evet. Ceza davası ve hukuk davası birbirinden bağımsız yürütülür. Ceza davası beklenilmeksizin ya da eş zamanlı olarak tazminat davası açılabilir.
Zamanaşımı süresi ne kadardır?
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında genel zamanaşımı süresi; zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her hâlükârda olaydan itibaren 10 yıldır. Ancak eylem aynı zamanda suç teşkil ediyorsa ceza zamanaşımı süreleri uygulanır. Gecikmeden hukuki danışmanlık almanız önem taşımaktadır.
İş kazası geçirdim, SGK ödemesi yeterli mi?
SGK tarafından bağlanan gelir ve yapılan ödemeler gerçek zararı karşılamayabilir. İşverenin iş güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmediği durumlarda ek tazminat talep etmek mümkündür.
İş Hukuku
Çalışma hayatında işçi ile işveren arasındaki ilişkiler; haklarını bilen taraf lehine sonuçlanmaktadır. Haksız işten çıkarılmak, kıdem ve ihbar tazminatının ödenmemesi, fazla mesai alacaklarının görmezden gelinmesi ya da mobbing gibi durumlarla karşılaşan çalışanlar; doğru hukuki destek almadan büyük hak kayıpları yaşayabilmektedir. Büromuz; işçi ve işverenlere iş hukukunun her alanında titiz ve çözüm odaklı hukuki destek sağlamaktadır.
İş Hukuku Nedir?
İş hukuku; işçi ile işveren arasındaki bireysel ve toplu iş ilişkilerini düzenleyen hukuk dalıdır. 4857 sayılı İş Kanunu, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ile ilgili mevzuat, çalışma hayatının temel hukuki çerçevesini oluşturmaktadır.
İş hukuku uyuşmazlıkları; işten çıkarma, tazminat alacakları, iş kazaları, sosyal güvenlik hakları ve iş sözleşmesinin yorumlanması gibi geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Bu uyuşmazlıklarda yasal süreler son derece kısa tutulmuş olup hak düşürücü süreler geçirildikten sonra dava açmak mümkün olmayabilmektedir. Bu nedenle iş hukuku sorunlarında gecikmeden uzman desteği almak büyük önem taşımaktadır.
Uzmanlık Alanlarımız
Haksız Fesih ve İşe İade Davaları
İşverenin iş sözleşmesini geçerli bir neden göstermeksizin ya da hukuka aykırı biçimde feshetmesi durumunda işçi, işe iade davası açma hakkına sahiptir. Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı ay kıdemi bulunan işçiler iş güvencesi kapsamındadır.
- Geçersiz feshe dayalı işe iade davaları
- İşe iade kararı sonrası boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı
- İkale sözleşmesinin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi
- Deneme süresi içindeki haksız fesihlere itiraz
Kıdem ve İhbar Tazminatı Davaları
Kıdem ve ihbar tazminatının ödenmemesi ya da eksik ödenmesi, iş hukukunda en sık karşılaşılan uyuşmazlıklar arasındadır. İşverenler zaman zaman işçiyi istifaya zorlamak ya da haklı fesih gerekçesi yaratmak yoluna başvurarak tazminat yükümlülüğünden kaçınmaya çalışmaktadır.
- Kıdem tazminatının hesaplanması ve tahsili davası
- İhbar tazminatı alacağının tahsili
- Zorunlu istifa baskısına karşı hukuki koruma
- Toplu işten çıkarmalarda tazminat hakları
Fazla Mesai, Ücret ve Diğer İşçilik Alacakları
Fazla mesai ücretinin ödenmemesi, yıllık izin alacakları ve diğer işçilik haklarının görmezden gelinmesi yaygın bir sorun olmaya devam etmektedir. Bu alacakların beş yıllık zamanaşımı süresi gözetilerek takip edilmesi gerekmektedir.
- Fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram ücreti alacakları
- Yıllık izin ücreti alacağının tahsili
- Ödenmeyen maaş ve prim alacakları
- AGİ, yemek, yol ve diğer sosyal yardım alacakları
Mobbing ve Psikolojik Taciz Davaları
İşyerinde sistematik biçimde uygulanan psikolojik baskı, aşağılama, dışlama veya yıldırma eylemleri mobbing olarak tanımlanmaktadır. Türk hukukunda mobbing, hem iş sözleşmesinin haklı nedenle feshini hem de manevi tazminat talebini doğuran hukuka aykırı bir eylemdir.
- Mobbing tespiti ve delil sürecinin yönetimi
- İş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedenle feshi
- Maddi ve manevi tazminat davaları
- Cinsel taciz ve ayrımcılık kaynaklı işyeri uyuşmazlıkları
İş Kazası ve Meslek Hastalığı Davaları
İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmemesi sonucu meydana gelen iş kazaları ile meslek hastalıklarında işçinin hem SGK’ya hem de işverene karşı tazminat hakkı doğmaktadır. SGK’nın sağladığı güvenceler çoğunlukla gerçek zararı karşılamamaktadır.
- İşverene karşı maddi ve manevi tazminat davası
- Sürekli iş göremezlik tazminatının doğru hesaplanması
- SGK rücu davalarına karşı savunma
- Meslek hastalığı kaynaklı tazminat talepleri
- Ölümlü iş kazalarında destekten yoksun kalma tazminatı
İş Sözleşmesi Hazırlanması ve İncelenmesi
Hukuka uygun düzenlenmeyen iş sözleşmeleri; ileride işveren aleyhine yorumlanabilmekte, beklenmedik uyuşmazlıklara zemin hazırlayabilmektedir. Büromuz hem işçi hem de işveren tarafı için sözleşme süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.
- Belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmelerinin hazırlanması
- Rekabet yasağı, gizlilik ve bağlayıcılık maddelerinin hukuki değerlendirilmesi
- Mevcut sözleşmelerin iş hukuku mevzuatına uygunluğunun denetimi
- Toplu iş sözleşmesi süreçlerinde danışmanlık
İşveren Danışmanlığı ve Uyum Hizmetleri
İşverenler açısından iş hukuku uyumsuzlukları; ağır idari para cezaları, uzun soluklu davalar ve itibar kayıplarına yol açabilmektedir. Büromuz işverenlerin yasal yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi için danışmanlık hizmeti sunmaktadır.
- İşyeri iç yönetmeliklerinin ve disiplin prosedürlerinin hazırlanması
- Fesih süreçlerinin hukuka uygun yönetilmesi
- Toplu işten çıkarma ve işyeri kapanma süreçlerinde danışmanlık
- İş teftiş süreçlerinde temsil ve danışmanlık
İş Hukuku Süreci Nasıl İşler?
Ücretsiz Ön Değerlendirme
İş sözleşmeniz, iş yeri yazışmaları, ödeme belgeleri ve mevcut durumunuz ilk görüşmede ayrıntılı olarak değerlendirilir. Hak ve taleplerinizin kapsamı net biçimde ortaya konur.
Arabuluculuk Süreci
İş hukukunda dava açılabilmesi için arabuluculuk zorunlu bir ön şarttır. Arabuluculuk sürecinin doğru yönetilmesi; hem daha hızlı çözüm sağlamakta hem de dava stratejisi açısından önemli avantajlar sunmaktadır. Büromuz bu süreçte müvekkillerini özenle temsil etmektedir.
Dava ve Yargı Süreci
Arabuluculukta uzlaşı sağlanamaması hâlinde, hak ve alacak kaybına yol açmadan iş mahkemesinde dava açılır. Büromuz; bilirkişi süreçleri, tanık beyanları ve istinaf dahil tüm yargılama aşamalarında müvekkillerini mesleki özenle temsil etmektedir.
İcra ve Tahsil Süreci
Mahkeme kararının icraya konulması ve alacağın fiilen tahsil edilmesi de hukuki sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. Büromuz karar sonrası icra takibi süreçlerini de titizlikle yönetmektedir.
Sık Sorulan Sorular
İstifa edersem kıdem tazminatı alabilir miyim?
Kural olarak istifa durumunda kıdem tazminatı hakkı doğmamaktadır. Ancak maaşın ödenmemesi, mobbing, çalışma koşullarının ağırlaştırılması gibi durumlarda işçi, sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilir ve kıdem tazminatına hak kazanabilir. Durumunuzu mutlaka bir avukata değerlendirtin.
İşten çıkarıldım, ne kadar sürem var?
İşe iade davası açmak için fesih bildiriminden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulması zorunludur. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; kaçırılması hâlinde işe iade hakkı tamamen ortadan kalkar.
Fazla mesai yaptım ama imzalattıkları belgede göstermiyor, yine de dava açabilir miyim?
Evet. Tanık beyanları, mesaj yazışmaları, kamera kayıtları ve işyeri kayıtları gibi delillerle fazla mesai ispatlanabilir. İşverenin hazırladığı belgeler her zaman belirleyici değildir.
Mobbing yaşıyorum ama ispatlayamayacağımı düşünüyorum, ne yapmalıyım?
Mobbing davalarında ispat yükü işçi açısından kolaylaştırılmıştır. Yazışmalar, tanıklıklar, psikolojik destek süreçlerine ait belgeler ve işyeri içi şikâyet kayıtları delil olarak kullanılabilir. Yaşananları belgelemeye başlamanız ve bir avukattan destek almanız önemlidir.
Kıdem tazminatım eksik hesaplandı, ne yapabilirim?
Kıdem tazminatı hesabında baz alınan ücretin yanlış belirlenmesi yaygın bir sorundur. Prim, yemek, yol ve diğer sosyal hakların tazminat hesabına dahil edilmesi gerekmektedir. Hesaplama yaptırarak farkı dava yoluyla talep edebilirsiniz.
Aile Hukuku
Aile hukuku uyuşmazlıkları; hukuki boyutunun ötesinde duygusal ve insani açıdan da son derece zorlu süreçlerdir. Boşanma, velayet, nafaka veya miras gibi konularda doğru hukuki destek almak; hem sürecin sağlıklı ilerlemesini hem de müvekkilin haklarının korunmasını sağlamaktadır. Büromuz; aile hukukunun tüm alanlarında müvekkillerine özenli, şeffaf ve çözüm odaklı bir hizmet sunmaktadır.
Aile Hukuku Nedir?
Aile hukuku; evlilik, boşanma, velayet, nafaka, mal rejimi ve soybağı gibi aile içi ilişkileri düzenleyen özel hukuk dalıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ikinci kitabı olan aile hukuku hükümleri; eşlerin birbirine karşı hak ve yükümlülüklerini, çocukların hukuki statüsünü ve aile bireylerinin mal varlığına ilişkin ilişkileri kapsamlı biçimde düzenlemektedir.
Aile hukuku davaları; kişisel, mali ve sosyal sonuçları itibarıyla hayatı doğrudan etkileyen davalardır. Özellikle velayet ve nafaka süreçlerinde yapılan hatalar uzun yıllar boyunca telafi edilemez sonuçlar doğurabilmektedir. Bu nedenle sürecin başından itibaren uzman bir avukatla çalışmak büyük önem taşımaktadır.
Uzmanlık Alanlarımız
Boşanma Davaları
Boşanma; anlaşmalı ve çekişmeli olmak üzere iki temel yolla gerçekleşebilmektedir. Her iki süreç de hukuki açıdan farklı gereklilikler barındırmakta olup doğru strateji belirlenmesi davanın seyrini ve sonucunu doğrudan etkilemektedir.
- Anlaşmalı boşanma protokolünün hazırlanması ve müzakere süreci
- Çekişmeli boşanma davalarında temsil
- Zina, şiddet, terk ve hayata kast gibi özel boşanma sebeplerine dayalı davalar
- Boşanmanın mali sonuçlarının hukuki olarak güvence altına alınması
- Yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi
Velayet ve Kişisel İlişki Davaları
Velayet uyuşmazlıkları, boşanma sürecinin en hassas ve en çok tartışılan boyutunu oluşturmaktadır. Mahkemeler velayet kararlarında çocuğun üstün yararını esas almaktadır; ancak bu değerlendirmenin doğru biçimde mahkemeye yansıtılması hukuki temsil gerektirmektedir.
- Velayete yönelik dava stratejisinin oluşturulması
- Velayetin değiştirilmesi ve kaldırılması davaları
- Yurt dışına çıkarma yasağı ve çocuk kaçırma vakalarında acil hukuki müdahale
- Anne veya babanın çocukla kişisel ilişki kurma hakkının düzenlenmesi
- Velayet kararlarına uyulmaması durumunda icra ve yaptırım süreçleri
Nafaka Davaları
Nafaka; boşanma sürecinde ve sonrasında hem eş hem de çocuklar için talep edilebilen mali bir güvencedir. Nafaka miktarının doğru belirlenmesi ve güncellenmesi, ekonomik açıdan zayıf tarafın korunması bakımından kritik önem taşımaktadır.
- Tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakasının belirlenmesi ve davası
- Nafaka miktarının artırılması veya azaltılması davaları
- Nafakanın ödenmemesi durumunda icra takibi
- Yurt dışında yerleşik tarafların dahil olduğu uluslararası nafaka uyuşmazlıkları
Mal Rejimi ve Boşanmada Mal Paylaşımı
Evlilik birliği içinde edinilen malların boşanmada nasıl paylaşılacağı, taraflar arasındaki en tartışmalı konuların başında gelmektedir. Türk Medeni Kanunu’nun öngördüğü yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi çerçevesinde her eşin katkı payı ve artık değer alacağı titizlikle hesaplanmalıdır.
- Edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında mal paylaşımı davası
- Katkı payı alacağı ve artık değer alacağının hesaplanması
- Mal kaçırmaya karşı ihtiyati tedbir ve tasarrufun iptali davaları
- Önceden yapılmış mal rejimi sözleşmelerinin hukuki değerlendirilmesi
- Aile konutu şerhi ve koruma tedbirleri
Tazminat ve Maddi — Manevi Tazminat Talepleri
Boşanmada kusurlu eş aleyhine maddi ve manevi tazminat talep etmek mümkündür. Bu talepler çoğunlukla göz ardı edilmekte ya da hatalı biçimde değerlendirilmektedir.
- Boşanmada maddi tazminat davası
- Manevi tazminat talepleri ve hesaplaması
- Kusur tespitine ilişkin delil sürecinin yönetimi
Soybağı ve Tanıma — Tenfiz Davaları
Soybağının hukuki olarak kurulması ya da reddi; çocuğun hukuki statüsünü, velayet ve miras haklarını doğrudan etkilemektedir.
- Babalık davası ve soybağının reddi davası
- Evlat edinme süreçlerinde hukuki danışmanlık
- Nüfus kaydı düzeltme davaları
- Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfizi
Aile İçi Şiddet ve Koruyucu Tedbir Kararları
Aile içi şiddete maruz kalan bireyler; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında acil koruyucu ve önleyici tedbirlerden yararlanma hakkına sahiptir. Bu süreçte hızlı ve doğru hukuki müdahale hayati önem taşıyabilmektedir.
- Uzaklaştırma ve yaklaşma yasağı kararlarının alınması
- Aile konutunun korunmasına yönelik tedbir talepleri
- Şiddet uygulayan eşe karşı cezai şikâyet ve hukuki işlem başlatılması
- Tedbir kararlarının ihlali durumunda acil hukuki müdahale
Aile Hukuku Süreci Nasıl İşler?
Ücretsiz Ön Değerlendirme
Evlilik belgeleri, mal varlığına ilişkin bilgiler, mevcut yazışmalar ve sürecin genel çerçevesi ilk görüşmede değerlendirilir. Hukuki seçenekler ve beklentiler açık biçimde aktarılır.
Strateji Belirleme ve Hazırlık
Her dava kendine özgüdür. Anlaşmalı boşanmada protokol müzakeresi ile çekişmeli davada delil stratejisi birbirinden farklı bir hazırlık süreci gerektirir. Büromuz her iki durumda da davayı titizlikle hazırlamaktadır.
Arabuluculuk ve Müzakere
Aile hukukunda tarafların karşılıklı müzakere ve arabuluculuk yoluyla anlaşması; hem süreyi kısaltmakta hem de özellikle çocukların zarar görmesini en aza indirmektedir. Büromuz bu süreçlerde müvekkil lehine müzakere sürecini özenle yürütmektedir.
Dava ve Yargı Süreci
Uzlaşı sağlanamaması durumunda dava süreci başlatılır. Büromuz; duruşma temsili, bilirkişi ve sosyal inceleme süreçleri ile istinaf aşamaları dahil tüm yargılama evrelerinde müvekkillerini mesleki özenle temsil etmektedir.
Karar Sonrası Uygulama
Mahkeme kararının hayata geçirilmesi; nafaka icra takibi, velayet kararına uyulmaması ya da mal paylaşımının fiilen gerçekleştirilmesi gibi konularda ek hukuki süreçler gerektirebilir. Büromuz karar sonrasında da müvekkilinin yanında olmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Anlaşmalı boşanmada avukata ihtiyaç var mı?
Hukuken zorunlu değildir; ancak anlaşmalı boşanma protokolündeki eksiklikler ilerleyen dönemde ciddi hak kayıplarına yol açabilmektedir. Özellikle velayet, nafaka ve mal paylaşımı maddelerinin doğru düzenlenmesi için mutlaka hukuki destek alınması önerilir.
Boşanmadan önce eşim mal kaçırıyorsa ne yapabilirim?
Mal kaçırma şüphesi durumunda mahkemeden ihtiyati tedbir kararı talep edilebilir. Bu adım zaman açısından kritiktir; erken müdahale edilmezse mal varlığının takibi güçleşmektedir.
Velayet kararı sonradan değişebilir mi?
Evet. Velayet kararı kesinleştikten sonra dahi koşulların değişmesi halinde velayetin değiştirilmesi davası açılabilir. Çocuğun üstün yararını etkileyen yeni gelişmeler bu değişiklik için gerekçe oluşturabilmektedir.
Yurt dışında yaşayan eşten nafaka alabilir miyim?
Evet. Uluslararası nafaka uyuşmazlıklarında Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve tenfiz hükümleri çerçevesinde yurt dışındaki eşten nafaka talep edilebilmektedir. Bu süreç teknik açıdan karmaşık olup mutlaka uzman destek gerektirmektedir.
Boşanma davası ne kadar sürer?
Anlaşmalı boşanma davası ortalama 1-3 ay içinde sonuçlanabilmektedir. Çekişmeli davalarda ise uyuşmazlığın kapsamı, delil süreci ve mahkemenin iş yüküne bağlı olarak bu süre 1-3 yıla kadar uzayabilmektedir.
Ceza Hukuku
Ceza hukuku uyuşmazlıkları; bir kişinin özgürlüğünü, itibarını ve geleceğini doğrudan etkileyen en ağır hukuki süreçlerin başında gelmektedir. Soruşturma aşamasından itibaren yapılan her hata, davanın seyrini telafi edilemez biçimde olumsuz etkileyebilmektedir. Bu nedenle ceza yargılamasının hiçbir aşaması avukatsız yürütülmemelidir. Büromuz; müvekkillerinin haklarını soruşturma aşamasından itibaren özenle savunmaktadır.
Ceza Hukuku Nedir?
Ceza hukuku; suç olarak tanımlanan eylemleri, bu eylemlere uygulanacak yaptırımları ve ceza yargılamasının usul kurallarını düzenleyen kamu hukuku dalıdır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu maddi ceza hukukunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ise yargılama usulünün temel kaynağını oluşturmaktadır.
Ceza davalarında sanığın savunma hakkı, masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkı anayasal güvence altındadır. Ancak bu hakların fiilen kullanılabilmesi; ifade aşamasından temyize kadar her adımda bilinçli ve titiz bir hukuki savunmayı gerektirmektedir. Gözaltı, tutukluluk, adli kontrol veya mahkûmiyet gibi süreçlerin her biri kişinin hayatını derinden etkileyen sonuçlar doğurmaktadır.
Uzmanlık Alanlarımız
Soruşturma Aşamasında Hukuki Savunma
Ceza yargılamasında en kritik aşama çoğunlukla soruşturma aşamasıdır. Polis veya savcılık ifadesi sırasında yapılan açıklamalar, ilerleyen süreçte aleyhte delil olarak kullanılabilmektedir. Gözaltına alındığınız ya da şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldığınız andan itibaren avukat desteği almanız zorunludur.
- Gözaltı ve tutukluluk süreçlerinde hukuki yardım
- Savcılık ve polis ifadelerinde avukatlık hizmeti
- Tutukluluk kararlarına itiraz ve tahliye talepleri
- Adli kontrol kararlarının kaldırılması veya değiştirilmesi
- Soruşturmanın gizliliği kapsamındaki hakların korunması
Ağır Ceza Davaları
Ağır ceza mahkemelerinde görülen davalar; uzun hapis cezaları ve ağır yaptırımlar içerdiğinden savunmanın son derece titiz bir şekilde yürütülmesini gerektirmektedir. Bu davalarda delil analizi, bilirkişi süreçleri ve hukuki strateji belirleyici rol oynamaktadır.
- Adam öldürme ve kasten yaralama davaları
- Uyuşturucu suçları ve organizasyonlu suç davaları
- Yağma, gasp ve silahlı saldırı davaları
- Cinsel suçlara ilişkin ceza davaları
- Terörle mücadele mevzuatı kapsamındaki davalar
Ekonomik ve Mali Suçlar
Ticari hayatın içinde yer alan kişiler; dolandırıcılık, sahtecilik, vergi kaçakçılığı veya güveni kötüye kullanma gibi suçlamalarla karşı karşıya kalabilmektedir. Bu tür davalarda ceza hukuku bilgisinin yanı sıra ticaret ve vergi hukuku alanında da uzmanlık gerekmektedir.
- Dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlamaları
- Güveni kötüye kullanma ve zimmet davaları
- Sahte belge düzenleme ve kullanma suçları
- Vergi kaçakçılığı ve kaçakçılık suçları
- Banka ve kredi kartı dolandırıcılığı davaları
Bilişim Suçları
Dijitalleşmeyle birlikte bilişim suçları hızla artmakta; soruşturma süreçleri ise teknik açıdan oldukça karmaşık bir yapı kazanmaktadır. Dijital delillerin hukuka uygun biçimde toplanması ve değerlendirilmesi bu davalarda belirleyici olmaktadır.
- Bilişim sistemlerine izinsiz erişim ve engelleme suçları
- Kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi ve ifşası
- İnternet ortamında hakaret, tehdit ve şantaj suçları
- Sosyal medya kaynaklı ceza soruşturmaları
- Kripto para ve dijital varlık dolandırıcılığı davaları
Trafik Suçları ve Taksirle İşlenen Suçlar
Taksirle yaralama veya öldürme suçları; trafik kazaları ve iş kazaları başta olmak üzere günlük hayatta sıkça karşılaşılan ceza davalarıdır. Bu davalarda kusur oranının doğru belirlenmesi ceza miktarını doğrudan etkilemektedir.
- Taksirle öldürme ve yaralama davalarında savunma
- Trafik kazası kaynaklı ceza soruşturmaları
- Bilinçli taksir ve olası kastın davanın seyrindeki etkisi
- Hız, alkol ve dikkatsizlik kaynaklı suçlamalara itiraz
- İş kazası kaynaklı ceza soruşturmalarında savunma
Hakaret, Tehdit ve Kişilik Haklarına Karşı Suçlar
Hakaret, tehdit, iftira ve kişilik haklarını zedeleyen eylemler hem cezai hem de hukuki yaptırım doğurmaktadır. Büromuz bu tür suçlarda hem şikâyetçi hem de şüpheli tarafı için hukuki hizmet sunmaktadır.
- Hakaret ve iftira suçlarında şikâyet ve savunma süreci
- Tehdit ve şantaj suçlarına ilişkin ceza davaları
- Özel hayatın gizliliğini ihlal suçları
- Sosyal medya ve basın yoluyla işlenen kişilik hakkı ihlalleri
Mağdur Hakları ve Müdahillik
Ceza yargılamasında suçtan zarar gören taraf da haklarını gereği gibi kullanabilmek için hukuki temsile ihtiyaç duymaktadır. Müdahil sıfatıyla davaya katılmak; hem yargılamanın seyrini etkilemekte hem de tazminat taleplerini güçlendirmektedir.
- Suç mağdurlarının şikâyet ve ihbar süreçlerinin yönetimi
- Ceza davasına müdahil olarak katılım ve temsil
- Mağdur hakları kapsamında tazminat talepleri
- Koruma tedbiri ve uzaklaştırma kararlarının alınması
Ceza Yargılaması Süreci Nasıl İşler?
Soruşturma Aşaması
Suç ihbarı veya şikâyetin ardından Cumhuriyet Savcılığı soruşturma başlatır. Bu aşamada şüpheli; ifade verme, arama, el koyma ve tutukluluk gibi işlemlerle karşılaşabilir. Haklarınızın bu aşamadan itibaren korunması kritik önem taşımaktadır.
Kovuşturma Aşaması
Savcılık yeterli delil bulması durumunda iddianame düzenler ve dava mahkemede görülmeye başlar. İddianamenin hukuki denetimi ve duruşma stratejisinin belirlenmesi bu aşamanın temel unsurlarıdır.
Duruşma ve Yargılama Süreci
Mahkeme aşamasında delillerin sunumu, tanık sorgulaması, bilirkişi değerlendirmeleri ve sözlü savunma belirleyici rol oynamaktadır. Büromuz her duruşmada müvekkilini özenli ve hazırlıklı biçimde temsil etmektedir.
Kanun Yolları: İstinaf ve Temyiz
Verilen karar hatalı ya da haksız ise istinaf ve temyiz yollarına başvurulabilir. Bu süreçlerde hukuki gerekçelerin güçlü biçimde ortaya konulması son derece önemlidir. Büromuz karar sonrası kanun yolu süreçlerini de titizlikle yürütmektedir.
Sık Sorulan Sorular
Gözaltına alındım, avukat istemek hakkım var mı?
Evet. Gözaltına alındığınız andan itibaren avukat talep etmek anayasal hakkınızdır. Avukat gelmeden ifade vermeniz hukuken zorunlu değildir. Bu hakkı kullanmaktan çekinmemenizi kesinlikle tavsiye ederiz.
Suçsuzum ama hakkımda soruşturma var, ne yapmalıyım?
Soruşturma aşamasında yapılan açıklamalar ilerleyen süreçte aleyhte kullanılabilir. Suçsuz olduğunuzu düşünseniz dahi avukat desteği almadan ifade vermemenizi ve tüm aşamaları hukuki danışmanlık altında yürütmenizi öneririz.
Tutukluluk kararına itiraz edebilir miyim?
Evet. Tutukluluk kararlarına karşı itiraz yolu açıktır. Tutukluluk koşullarının oluşmadığı veya adli kontrol tedbirlerinin yeterli olduğu durumlarda tahliye talep edilebilir. Bu süreç hızlı hareket gerektirmektedir.
Ceza davası ne kadar sürer?
Suçun niteliği, delil durumu ve mahkemenin iş yüküne bağlı olarak ceza davaları birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilmektedir. Ağır ceza davalarında yargılama süreci daha uzun olabilmektedir.
Mahkûm olursam ne olur, ceza ertelenebilir mi?
İki yıl veya altındaki hapis cezaları belirli koşulların varlığı halinde ertelenebilir ya da adli para cezasına çevrilebilir. Bunun yanı sıra hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu da sanık lehine uygulanabilecek önemli bir seçenektir. Her davanın koşulları farklı olduğundan bu değerlendirme mutlaka avukatınızla birlikte yapılmalıdır.
Ceza Hukuku
İcra ve iflas hukuku; alacaklıların haklarını hukuki yollarla tahsil etmesini, borçluların ise hukuka aykırı icra işlemlerine karşı korunmasını sağlayan özel bir hukuk dalıdır. Alacağın tahsilinde yaşanan gecikmeler, hatalı icra işlemleri veya haksız hacizler ciddi maddi kayıplara yol açabilmektedir. Büromuz; alacaklı ve borçlu tarafına icra ve iflas hukukunun tüm aşamalarında titiz ve çözüm odaklı hukuki destek sağlamaktadır.
İcra ve İflas Hukuku Nedir?
İcra ve iflas hukuku; para ve teminat alacaklarının cebri icra yoluyla tahsilini, iflas ve konkordato süreçlerini düzenleyen hukuk dalıdır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu bu alanın temel kaynağını oluşturmaktadır.
İcra hukuku uyuşmazlıkları; sıkı yasal süreler ve usul kuralları içermektedir. Özellikle itiraz ve şikâyet sürelerinin kaçırılması, hak düşürücü sonuçlar doğurabilmektedir. Bu nedenle icra ve iflas süreçlerinde gecikmeden uzman hukuki destek almak büyük önem taşımaktadır.
Uzmanlık Alanlarımız
İlamlı ve İlamsız İcra Takibi
Alacağın mahkeme kararına dayanıp dayanmamasına göre farklı icra yolları uygulanmaktadır. Takip türünün doğru belirlenmesi ve sürecin usule uygun yürütülmesi alacağın tahsilini doğrudan etkilemektedir.
- Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi
- İlama dayalı icra takibinin başlatılması ve yürütülmesi
- Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip
- Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip
- Yurt dışı kökenli ilamların tenfizi ve icra süreçleri
İcra Takibine İtiraz ve Şikâyet Davaları
Haksız veya usulsüz icra işlemlerine karşı yasal süreler içinde itiraz ve şikâyet yoluna başvurulması gerekmektedir. Bu süreçlerde gecikme, itiraz hakkının tamamen yitirilmesine yol açabilmektedir.
- Ödeme emrine itiraz ve itirazın iptali davası
- İtirazın kaldırılması (icra inkâr tazminatı dahil)
- Menfi tespit ve istirdat davaları
- İcra memuru işlemlerine şikâyet
- Zamanaşımı ve borcun sona ermesi itirazları
Haciz ve Haczedilmezlik Süreçleri
Borçlunun mal varlığının tespiti ve haczedilmesi, alacağın tahsilinin en kritik aşamasıdır. Öte yandan kanunun koruma altına aldığı mal ve hakların haczedilmesi hukuka aykırıdır; bu durumda borçlunun itiraz hakkı doğmaktadır.
- Maaş, banka hesabı ve taşınmaz haciz işlemleri
- Haczedilmezlik şikâyeti ve itirazı
- Üçüncü şahıs istihkak davaları
- Mal beyanında bulunma ve sonuçları
- Hacizli malların muhafazası ve satış süreçleri
İflas Hukuku ve İflas Davası
Borcunu ödeyemeyen tacirler hakkında iflas yoluna başvurulabilmektedir. İflas süreci; hem alacaklıların alacaklarını güvence altına almasını hem de borçlunun haklarının korunmasını gerektiren teknik bir süreçtir.
- İflas davası ve iflasın açılması süreçleri
- İflas masasına alacak kaydı ve sıra cetveli itirazı
- İptal davaları (tasarrufun iptali)
- İflasın ertelenmesi süreçlerinde danışmanlık
- İflasın kapanması ve borçtan kurtulma davaları
Konkordato Süreçleri
Konkordato; borçlunun alacaklılarıyla mahkeme denetiminde uzlaşarak borçlarını yeniden yapılandırmasına olanak tanıyan hukuki bir süreçtir. Doğru hazırlanmış bir konkordato projesi, hem borçluyu hem de alacaklıları koruyabilmektedir.
- Konkordato talebinin hazırlanması ve mahkemeye sunulması
- Alacaklılar toplantısı süreçlerinde temsil
- Konkordatoya itiraz ve denetim süreçleri
- Konkordatonun feshi davası
Taşınmaz ve Taşınır Satışları ile İhale Süreçleri
Hacizli ve iflasa konu malların satışı, icra hukukunun usul kurallarına sıkı sıkıya bağlıdır. Satış sürecindeki usul hatalarının tespiti ve ihalenin feshi davaları bu aşamanın önemli bir parçasını oluşturmaktadır.
- İhaleye katılım ve teklif süreçlerinde danışmanlık
- İhalenin feshi davası
- Kıymet takdirine itiraz
- Taşınmaz tahliye ve teslim süreçleri
İcra ve İflas Hukuku Süreci Nasıl İşler?
Ücretsiz Ön Değerlendirme
Alacak belgeleri, sözleşmeler, senetler ve mevcut yazışmalar ilk görüşmede değerlendirilir. Takip türü ve izlenecek hukuki yol net biçimde belirlenir.
İcra Takibinin Başlatılması
Alacağın niteliğine ve belgelerine göre en uygun icra yolu seçilerek takip başlatılır. Usul hatalarının önlenmesi bu aşamada büyük önem taşımaktadır.
İtiraz ve Dava Süreçleri
Borçlunun itirazı halinde itirazın iptali veya kaldırılması davası açılır. Borçlu tarafında ise haksız takiplere karşı menfi tespit veya şikâyet yoluna başvurulur. Büromuz her iki taraf için de bu süreçleri titizlikle yürütmektedir.
Tahsil ve İcra Aşaması
Haciz, satış ve tahsil süreçleri usule uygun biçimde tamamlanır. Büromuz alacağın fiilen tahsiline kadar tüm aşamalarda müvekkilinin yanında olmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
İcra takibine kaç gün içinde itiraz etmem gerekir?
İlamsız icra takiplerinde ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilmesi gerekmektedir. Bu süre hak düşürücüdür; kaçırılması halinde borcun kesinleşmesi söz konusu olabilmektedir. Gecikmeden hukuki destek almanız önemlidir.
Maaşımın tamamı haczedilebilir mi?
Hayır. Maaş ve ücretlerin ancak dörtte biri haczedilebilir. Nafaka alacakları bu kuralın istisnasını oluşturmaktadır. Kanunda öngörülen sınırları aşan haciz işlemlerine itiraz hakkınız bulunmaktadır.
Borcumu ödeyemiyorum, iflas mı başvurmalıyım?
İflas yolu yalnızca tacirler için geçerlidir. Tacir olmayan borçlular için ise yapılandırma müzakeresi ve icra hukukundaki koruma mekanizmaları değerlendirilebilir. Durumunuzun ayrıntılı olarak incelenmesi gerekmektedir.
Konkordato ile iflas arasındaki fark nedir?
İflas; mal varlığının tasfiyesiyle sonuçlanan bir süreçtir. Konkordato ise borçlunun ticari faaliyetini sürdürerek alacaklılarıyla mahkeme denetiminde uzlaşmasına olanak tanır. Hangi yolun uygun olduğu, borçlunun mali durumuna ve alacaklı yapısına göre değerlendirilmelidir.
Karşı taraf icra takibini kötüye kullanıyorsa ne yapabilirim?
Haksız ve kötü niyetli icra takiplerinde menfi tespit davası açılabilir; ayrıca icra inkâr tazminatı ve kötü niyet tazminatı talep edilebilir. Takibin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı da istenebilmektedir.
Neden Büromuzu Seçmelisiniz?
İcra ve iflas hukuku; sıkı yasal süreler, karmaşık usul kuralları ve teknik hesaplamalar gerektiren bir alandır. Büromuz bu süreçlerde müvekkillerine şeffaf ve özenli bir hukuki destek sunmaktadır.